100+ etkinlikTürkiye genelinde tüm bölgelerDoğrudan organizatör üzerinden kayıt
raceturkiye

Trail Koşusunun Tarihi: Dünyada ve Türkiye'de

RaceTurkiye

7 Ağustos 2026 · 6 dk okuma

Trail Koşusunun Tarihi: Dünyada ve Türkiye'de

Bugün bir trail koşusunun start çizgisinde durduğunuzda, arkanızda oldukça uzun bir hikâye var. Numaranızı takıyorsunuz, GPS saatinizi başlatıyorsunuz, sırt çantanızdaki zorunlu malzeme listesi kontrol edilmiş durumda — ama bu sporun kökleri, ne numaranın ne saatin ne de çantanın olduğu bir döneme uzanıyor. İskoçya'daki bir tepeye koşan habercilerden, İngiliz çobanların bahis oynanan yarışlarına, oradan Kaliforniya'daki bir at yolundan doğan 100 millik yarışa ve nihayet Kapadokya'nın peribacaları arasında koşan binlerce kişiye kadar. Bu yazı, o hikâyeyi hem dünyada hem de Türkiye'de baştan alıyor.

Her şeyden önce: patikada koşmak yeni bir şey değil

Bir açıdan bakıldığında trail koşusu, koşunun en eski hâli. Asfalt yolların ve stadyum pistlerinin olmadığı bir dünyada, koşmak zaten doğal olarak arazide koşmak demekti. Ama "spor" olarak, yani bir yarış formatında, işin belgelenebilir tarihi genelde İskoçya'ya dayandırılıyor.

Anlatıya göre Kral Malcolm Canmore, 1040 ile 1064 yılları arasında bir tarihte, Braemar'da hızlı bir haberci bulmak amacıyla bir yarış düzenledi — parkur, kasabanın üzerindeki yaklaşık 1.764 fitlik Craig Choinnich zirvesine kadar çıkıyordu. Bu olay bugünkü Braemar Gathering festivalinin atası sayılıyor. Ne var ki burada dürüst olmak gerekiyor: tarihçiler bu yarış ile 19. yüzyılın fell (tepe) koşuları arasında belgelenmiş doğrudan bir bağ olmadığını belirtiyor. Yani romantik bir başlangıç hikâyesi, ama kesintisiz bir soy ağacı değil.

Fell running: çobanların, bahislerin ve İngiliz tepelerinin sporu

Modern anlamda dağ koşusunun gerçek atası, İngiltere'nin kuzeyinde gelişen "fell running" geleneği. 19. yüzyılda köy festivallerinin bir parçası olarak düzenlenen "guides races" (rehber yarışları), bir bölgedeki en formda çoban ya da işçinin kim olduğunu ortaya çıkarmanın pratik bir yoluydu. Bunlar profesyonel yarışlardı: kazanana nakit ödül veriliyor, sonucuna bahis oynanıyordu.

Kayıtlara göre ilk amatör fell yarışı, 1863'te Sheffield yakınlarındaki Rivelin Vadisi'nde koşulan Hallam Chase. 1893'te Lancashire'daki Rivington Pike Fell Race ilk kez düzenlendi. Lake District'te ise 1952'de ilk Lake District Mountain Trial koşuldu — bu yarış 1957'de kendine has formatını benimsedi: parkur, koşuculara ancak startın hemen öncesinde açıklanıyordu. 1966'da Skiddaw Fell Race ve Fairfield Horseshoe gibi bugün klasikleşmiş parkurlar eklendi.

Bu geleneğin en bilinen sembolü ise bir yarış değil, bir "round": 1932'de Bob Graham, Lake District'te 42 tepeyi 24 saat içinde birbirine bağladı. Bob Graham Round bugün hâlâ İngiliz dağ koşusunun en saygın kişisel meydan okumalarından biri.

Comrades ve ultra mesafenin doğuşu

Uzun mesafe tarafında dönüm noktası 1921'de Güney Afrika'da geldi: Durban ile Pietermaritzburg arasında yaklaşık 90 kilometrelik Comrades Marathon ilk kez koşuldu. Comrades bir patika yarışı değil — büyük ölçüde asfalt üzerinde koşuluyor — ama maratonun ötesindeki mesafelerin kitlesel bir yarış formatı olabileceğini kanıtlayan ilk büyük örnek olarak ultra koşunun tarihinde özel bir yere sahip.

Western States: bir at yolundan doğan 100 mil

Modern trail koşusunun en belirleyici anı ise Kaliforniya'da yaşandı ve ilginç bir biçimde başlangıçta koşuyla değil atlarla ilgiliydi. 1955'te Wendell T. Robie, beş atlıyla birlikte Tahoe City'den Auburn'a uzanan Western States Trail'i kat ederek bir atın 100 mili tek günde tamamlayabileceğini kanıtladı. Bu, Tevis Cup adıyla bilinen dayanıklılık binicilik yarışını doğurdu.

Yıllar sonra aynı parkurda bu kez atsız denendi ve 1977'de dört eyaletten 14 erkek koşucuyla ilk resmî Western States Endurance Run düzenlendi. Yarış o tarihten bu yana her yıl koşuluyor ve dünyanın en eski 100 millik patika koşusu olarak kabul ediliyor. Bugün 100 millik trail yarışlarında standart hâline gelen pek çok uygulama — kontrol noktaları, zaman limitleri, sağlık kontrolleri, destek ekipleri — büyük ölçüde dayanıklılık biniciliğinden miras alındı.

Avrupa'da patlama: Marathon des Sables ve UTMB

1986'da Marathon des Sables ilk kez düzenlendi: Fas'ta Sahra Çölü'nde, koşucuların kendi yiyeceklerini ve ekipmanlarını taşıdığı çok etaplı bir ultra. Bu yarış, "aşırı koşu"nun geniş kitlelerin ilgisini çekebileceğini gösterdi.

Ama Avrupa'da işin gerçekten patlaması 2003'te başladı. Catherine ve Michel Poletti çiftinin kurduğu Ultra-Trail du Mont-Blanc'ın ilk edisyonuna 722 kişi katıldı ve yalnızca 67'si bitirebildi — parkur 153 kilometreydi. Sonrasında yaşanan büyüme, sporun genel eğilimini de özetliyor: 2004'te katılım 1.383'e çıktı; 2005'te 5.000 kişilik kontenjan kayıtlar açıldıktan yedi ay sonra doldu; 2006'da talebi karşılamak için CCC parkuru eklendi ve kayıtlar iki haftada tükendi; 2007'de ön koşul olarak puan toplama sistemi getirildi ve kontenjan 24 saatin altında doldu; 2008'de ise 6.000 kayıt sadece 8 dakikada tamamlandı.

Bu sekiz dakika, trail koşusunun niş bir uğraştan küresel bir spora dönüşme hikâyesinin belki de en net özeti.

Kurumsallaşma: dernekler, federasyonlar ve dünya şampiyonaları

Spor büyüdükçe kurumsal yapılar da oluştu. 1991'de İngiltere'de Trail Running Association, 1996'da ABD'de American Trail Running Association kuruldu. 2013'te ise sporun uluslararası çatı örgütü olan ITRA (International Trail Running Association) hayata geçti; 2015'te IAAF (bugünkü World Athletics) tarafından tanındı.

Kurumsallaşmanın son büyük adımı 2022'de atıldı: Tayland'ın Chiang Mai kentinde ilk World Mountain & Trail Running Championships düzenlendi. Bu şampiyona, WMRA'nın dağ koşusu ve IAU/ITRA'nın trail dünya şampiyonalarını tek bir organizasyonda birleştirdi; 46 federasyondan 900'den fazla elit sporcu yarıştı. Dört günlük programda 80K ve 40K trail yarışlarının yanı sıra klasik dağ koşusu ve dikey tırmanış (vertical) yarışları yer aldı.

Peki Türkiye'de hikâye ne zaman başladı?

Türkiye'de patika koşusunun net bir "ilk yarış" tarihi vermek zor — dağcılık kulüpleri ve doğa yürüyüşü grupları içinde uzun süredir arazi koşuları yapılıyordu, ama bunlar organize yarış formatında ve kayıt altında değildi. Buna karşılık, bugün bilinen büyük organizasyonların kuruluş yılları oldukça net ve hepsi 2010'lu yıllara işaret ediyor.

Bilinen en erken büyük organizasyon Likya Yolu Ultramaratonu: ilk kez 11-17 Ekim 2010'da düzenlendi. Formatı da iddialıydı — 509 kilometrelik tarihi Likya Yolu'nun yaklaşık 220-240 kilometrelik bölümünü, Fethiye'den Antalya'ya doğru altı günde kat eden çok etaplı bir yarış. Deniz seviyesinden 800 metreye kadar değişen bir profilde, kumlu ve kayalık patikalar, toprak yollar, çam ormanlarında kaygan zeminler ve dik yamaçlar içeriyordu.

2012 iki önemli organizasyona birden sahne oldu. İznik Ultramaratonu ilk kez 14-15 Nisan 2012'de koşuldu; İznik Gölü çevresinde bir döngü oluşturan parkuruyla ve 133K, 80K, 42K ve 10K seçenekleriyle Türkiye'nin en uzun tek etaplı atletizm etkinliği olarak tanımlanıyor. Aynı yıl, 7-15 Temmuz tarihlerinde Runfire Cappadocia Ultramarathon ilk kez düzenlendi: Kapadokya'da altı güne yayılan 244 kilometrelik çok etaplı bir çöl ultrası.

2014'te ise bugün Türkiye'nin en kalabalık trail organizasyonu hâline gelen yarış başladı: Cappadocia Ultra Trail. Kapadokya merkezli tur operatörü Argeus Travel & Events tarafından 2014'ten bu yana düzenleniyor ve bugün Salomon sponsorluğunda, UNESCO Dünya Mirası bir coğrafyada koşuluyor. Yarışın en dikkat çekici yanı ise uluslararası konumu: UTMB World Series kapsamında bir eleme yarışı olarak, Chamonix'teki finale giden yolun bir parçası. Yani Türkiye'den bir koşucu, kendi ülkesinde koştuğu yarıştan Running Stones kazanarak dünyanın en prestijli ultra-trail yarışına başvurabiliyor.

Bursa'da Uludağ Premium Ultra Trail de son yılların en yerleşmiş organizasyonlarından biri; 2026'da dokuzuncu kez düzenlendi. Bunların yanında Konya Ultra Trail gibi 13 ülkeden katılımcı çeken yeni organizasyonlar da her yıl listeye ekleniyor.

Kurumsal tarafta Türkiye Atletizm Federasyonu, dağ koşuları için Türkiye Şampiyonası ve Avrupa Şampiyonası milli takım seçmeleri düzenliyor; Türkiye, Dünya Dağ ve Trail Koşusu Şampiyonası'na da katılım gösteriyor.

Bugün nereye geldik?

Kısa bir toparlama yaparsak: bin yıl önce bir tepeye koşan haberciden, 19. yüzyıl İngiltere'sinde bahis oynanan çoban yarışlarına, 1977'de bir at yolunda koşan 14 kişiden 2008'de 8 dakikada dolan 6.000 kişilik kontenjana. Türkiye'de ise 2010'da altı günlük bir Likya macerasıyla başlayan hikâye, on beş yıl içinde UTMB World Series'e bağlı uluslararası bir yarışa ve her hafta sonu ülkenin farklı bir köşesinde koşulan onlarca organizasyona ulaştı.

Bu tarihin en güzel yanı belki de şu: fell running'in kökenindeki mantık hiç değişmedi. Sonuçta hâlâ aynı şeyi yapıyoruz — bir tepeye çıkıp geri iniyoruz. Sadece artık GPS saati takıyoruz.

Kaynaklar: - Wikipedia, "Fell running" — https://en.wikipedia.org/wiki/Fell_running - Wikipedia, "Western States Endurance Run" — https://en.wikipedia.org/wiki/Western_States_Endurance_Run - WSER, "How it All Began" — https://www.wser.org/how-it-all-began/ - Wikipedia, "Ultra-Trail du Mont-Blanc" — https://en.wikipedia.org/wiki/Ultra-Trail_du_Mont-Blanc - Wikipedia, "Patika koşusu" — https://tr.wikipedia.org/wiki/Patika_ko%C5%9Fusu - Wikipedia, "Lycian Way Ultramarathon" — https://en.wikipedia.org/wiki/Lycian_Way_Ultramarathon - Wikipedia, "İznik Ultramarathon" — https://en.wikipedia.org/wiki/%C4%B0znik_Ultramarathon - Wikipedia, "Runfire Cappadocia Ultramarathon" — https://en.wikipedia.org/wiki/Runfire_Cappadocia_Ultramarathon - Salomon Cappadocia Ultra-Trail, Argeus hakkında — https://2024.cappadociaultratrail.com/en/about/argeus - World Athletics, "Preparations gather pace for inaugural World Mountain and Trail Running Championships in Chiang Mai" — https://worldathletics.org/news/news/inaugural-world-mountain-trail-running-championships-chiang-mai - Türkiye Atletizm Federasyonu — https://taf.org.tr/


Yorumlar ve Sorular

Yorum yapmak için giriş yapın

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!